"Çünkü, çok emârelerle anlamışız ki, bu ulûm-u imaniyedeki fetvâ vazifesiyle tavzif edilmişiz." cümlesini izah eder misiniz?
"Çünkü, çok emârelerle anlamışız ki, bu ulûm-u imaniyedeki fetvâ vazifesiyle tavzif edilmişiz." cümlesini izah eder misiniz?
Enter your username or email to reset your password. You will receive an email with instructions on how to reset your password. If you are experiencing problems resetting your password contact us or send us an email
99.673 soru bulundu
"Çünkü, çok emârelerle anlamışız ki, bu ulûm-u imaniyedeki fetvâ vazifesiyle tavzif edilmişiz." cümlesini izah eder misiniz?
"Faraza, bazılarının altında büyük fenalıkları varsa da hücum edilmemek gerektir. Zîra, çok fenalık vardır ki, iyilik perdesi altında kaldıkça... Sahibi de perde-i hicap ve haya altında kendisinin ıslahına çalışır..." İzah eder misiniz?
"Rabbimizi bize tarif eden üç büyük külli muarrif var..." Burada geçen "külli" ifadesini nasıl anlamalıyız?
"Nasıl ki vahdet ve ehadiyet sırrıyla kâinatın her tarafında aynı kudret, aynı isim, aynı hikmet, aynı san’at bulunmasıyla Hâlıkın vahdet ve tasarrufu ve icad ve rububiyeti … her bir masnuun hâl diliyle ilân ediliyor..." İzah eder misiniz?
"Müsbet hareket etmektir ki, yani, kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adâveti ve başkalarının tenkîsi, onun fikrine ve ilmine müdahale etmesin, onlarla meşgul olmasın." cümlesini izah eder misiniz?
Neden Hz. Yunus'un münacatı "Beni fırtınalı denizden kurtar." şeklinde değil de, "Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum." şeklindedir?
"Bu defa matbaa işlerinde fazla ilerlemiş olan İtalya’ya nümune için bir cüz’ü gönderildi." İtalya'da Müslümanların pek bulunmadığı bir ortamda, İtalya'ya gönderilmesinin sebebi ne olabilir?
Yıllardır Risaleleri okuyorum elhamdülillah... Ama bir şey asla takviye olmuyor; havf duygusu... Rabb'ime karşı havf duygusu duymak istiyorum, ama neden olmuyor?.. Hep bu yüzden günahlara sürükleniyorum; ne yapmalıyım?..
"Bir insanı yakalamak ve kendine çekmek, onun o hissini okşamakla kendine bağlar, hem onunla onu mağlûp eder." cümlesini izah eder misiniz?
"Sizlerin kalb ve ruh ve aklınızı ittiham etmem. Risale-i Nur'un verdiği tesire binaen itimad ediyorum. Fakat nefis ve hevâ ve his ve vehim bazan aldatıyorlar..." Nur talebeleri hangi hislere, vehimlere, hevalara kapılıyor ve bunların ardından gider mi?
Risale-i Nur'da bazı yerlerde "vicdanı tefessüh etmiş" ifadesi geçiyor. Vicdan nasıl tefessüh eder?
Ubudiyet-i külliye ile vazifeli olan insanların, bu maksat ve gayeleri içerisinde medeniyet harikalarının pek fazla yer işgal etmeyeceği nazara verilirken, sanki bunlar kıymetsiz bir faaliyetmiş gibi anlaşılabiliyor. Bunu biraz açar mısınız?
"Cümle tahiyyat, ol Hâkim-i Ezel ve Hakîm-i Ezelî ve Rahmân-ı Lemyezelîye elyaktır ki, bizi İslâmiyetle serfiraz ve şeriat-ı garrâ ile sırat-ı müstakîme hidayet etmiştir." cümlesini izah eder misiniz?
"Yerinde ölmek için bu hayat lâzımdır." fikri yanlış bir fikir mi?
"Evet nasılki Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm (Et-Tahiyat) kelimesiyle, bütün zîhayatın ibadat-ı fıtriyelerini niyet edip takdim ediyor. Öyle de: Tahiyyatın hülâsası olan (El-Mübarekât)..." İzahı, Üstad buradaki manaları hadislerden mi çıkarmış?
"Evvelâ, Zülkarneyn’in mağrip tarafına seyahati, şiddet-i hararet zamanında ve bataklık tarafına ve güneşin gurup âvânına ve..." izah eder misiniz?
Risale-i Nur´un bir yerinde bahsi geçen Anka (Zümrüdüanka) kuşunun geçmişte var olduğunu anlıyorum. Anka kuşu rivayetlere göre var mıdır?
"Hattâ sekeratta bulunan talebelerine imanını kurtarmak için bir mürşid gibi yetiştiğine, müteaddit vâkıalar şüphe bırakmıyor." Burada ifade edilen olaya misal verir misiniz?
"O adam ihsan etmeyi niyet etmeseydi o nimet sana gelmezdi." Her şey Allah'ın dilemesi ile olmuyor mu, o zaman kişinin ihsan niyetinin buradaki önceliği nedendir?
"İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Sâni'in vahdetine en sadık şahidlerden birincisi: Cüz'î ve küllî eşyalarda görünen vahdetlerdir..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Bu seyahat-i cüz'iyede bir seyr-i umumî, bir urûc-u külli var ki..." ve "İşte, çendan o bir abddir ve o seyahat bir mirac-ı cüz'idir..." ifadelerinde Miraç cüzi bir seyahat gibi anlaşılıyor? Seyahat-ı külli ne olabilir?
İmanımızı insanlara da ispat etmekle mükellef miyiz? İnsanların hakkımızdaki zanlarını, inancımızı sorgulamalarını, kınamak için kusurumuzu aramalarını umursamayıp, "Allah bizi biliyor, O'nun rızası daha önemli." diyerek yolumuza devam etmekte normal mi?
"Elsine-i âlem içinde lisan-ı nahvi Arabiden başka bir lisanda var; o da hiç bir vakit Arap lisanının camiiyetine yetişmez." ifadesini izah eder misiniz, bu dil hangisi olabilir? Fransızca olduğunu söyleyenler var da...
"Hazret-i Davud Aleyhisselâm hakkında: وَاَلَنَّا لَهُ الْحَدِيدَ ٭ وَآتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm hakkında: وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِ âyetleri işaret ediyorlar..." İzah eder misiniz?
"'Men Rabbüke” (Senin Rabbin kimdir?) diye suallerine karşı, kendini medresede zannedip nahiv ilmiyle cevap vererek, 'Men mübtedâdır, Rabbüke onun haberidir.' " Arapça hocamız "Men Ente" ifadesinde men haber, ente mübtedadır dedi, nasıl anlamak gerek?
"Sen zâhirî ve bâtınî duygularınla, o zerrelerin o harika vaziyetine göre istifade edersin." cümlesini izah eder misiniz?
"Hazret-i Âdem'in melaikelere karşı kabiliyet-i hilafet için bir mu'cizesi olan talim-i esmadır ki, bir hadise-i cüz'iyedir." Tâlim-i esma ne demektir? Âdem Aleyhisselâm’ın meleklere rüçhaniyyetinin sebebinin tâlim-i esmâ olmasını nasıl anlamalıyız?
"Hem fikr-i milliyette bir zevk-i nefsanî var, gafletkârâne bir lezzet var, şeâmetli bir kuvvet var." Üstad burada "kahramanlık", "güç", "fetihleri" mi kastediyor? Bu üç duygunun menşei nedir?
"Hanbelî mezhebinin reisi ve halk-ı Kur’ân meselesinde cihanpesendâne salâbet ve metânet sahibi bir zât olduğundan..." cümlesindeki "halk-ı Kur'an meselesi" nedir?
"Hiçbir insan kendi hayatını kötü anlatmaz." şeklinde bir bahane ile Üstad'ın Tarihçe-i Hayat adlı eserini eleştirenler oluyor, bunlara nasıl cevap verebiliriz?
"Evet, bir ehemmiyetli ihsan-ı İlahî, ihsanını enaniyetini bırakmayana ihsas etmemektir; ta ucb ve gurura girmesin... Bunlar mı hakîkat kahramanları ve dünyaya karşı meydan okuyan?.." Bu ifadelerin geçtiği yeri izah eder misiniz?
Bazı büyük evliyalar manevî sekir halinde İslama uymayan durumlara düşüyorlar. Ben bu durumu anlamakta zorlanıyorum. Nasıl büyük zatlar hatalarını göremiyor diye, yoksa istemeden mi düşüyorlar?
"Haksızlar dahi, haksızlıkları içinde gösterdikleri ihlâs ve samimiyet yüzünden kuvvet kazanıyorlar." Haksızların ihlasını nasıl anlayabiliriz?
Soru Sayısı : 99673

Copyright © 2026 - Hepzeka.com
